KURUMSAL İLETİŞİM
Kurumsal iletişim nedir?
Aslında iletişimin kaynağı insandır. 7’den 70’e kadar herkesin günlük yaşamında kullandığı, hayatın her alanında var olan bir unsur. Çünkü bireyler sürekli olarak etrafıyla ilişki kurmak zorundadır. Doğru iletişim özel hayatta nasıl mutluluk getiriyorsa, iş hayatında da aynı şekilde başarı, mutluluk ve ilerlemeyi beraberinde getirir.
Kısacası kurumların karlılığı, itibarı ve varlığını sürdürebilmesi için temel amaçlarını, hedeflerini ve değerlerini doğru yöntem ve teknikleri kullanarak ilgili çevrelere aktarabilmesini Kurumsal İletişim olarak adlandırabiliriz.
Kurumsal iletişimin amaç ve işlevleri nedir?
İşletmeler açısında bakıldığında Kurumsal İletişim verimlilik ve markalaşmanın temelidir. Markalaşma ise beraberinde uyum, kalite, güven ve başarı getirir. Kurum içinde yapılan çalışmaların bir amaç etrafında toparlanması ve çalışanların bu amaca hizmet etmesinde en büyük rolü oynar.
Kurumunuz ve hedeflerinizi çalışanlarınıza, tedarikçilerinize, müşterilerinize ne kadar iyi anlatırsanız, başarı ve kazanç da o kadar hızlı olacaktır. Kurum içinde ortak bir dil kazanmak ve bu dili hızla kurum dışına aktarmak kurumsal iletişimin ilk amacıdır.
Bir diğer önemli unsur ise hızla değişen çevre ve rekabet koşulları karşısında kurumların kendilerini yeni koşullara uyarlamalarına olan katkısıdır.
Kurumsal iletişimin kurum içi ve kurum dışındaki hedef kitlesi kimdir?
Bu kurumun uzun dönemde stratejik olarak planlanmış amaçlarına ulaşabilmesi için kendini ve kurum felsefesini çalışanlarına, müşterilerine, ortaklarına ve halka anlatmak için kullandığı tüm metotların toplamıdır aslında. Böyle bakıldığında kurumsal iletişim işletmenin en alt kademesinde yer alan çalışandan başlayarak, ürünün ulaştığı nihai tüketiciye hatta gelecekteki potansiyel müşteriye kadar uzanan bir zincir içerisinde işler. Hedef kitle tanımı bu kadar geniştir.
Ortak hedef ise başarılı bir kurumsal kimlik kazanabilmek ve o kimliği başarıyla ayakta tutabilmektir. Kurumların kendilerini topluma kabul ettirmeleri ve rakiplerinden farklı olduklarını anlatabilmek için üreten ve tüketen olarak adlandırdığımız her iki gruba da ihtiyaçları vardır.
Kurumsal iletişimin bileşenleri nelerdir?
Asimetrik diye adlandırdığımız tek yönlü ve aktarımcı yöntemler artık günümüzde yerini simetrik yöntemlere bırakmıştır. “Kurumsal iletişim bir iktidar savaşı değildir. Uzlaşmacı ve müzakereci çift yönlü bir iletişim aracıdır.” Prof. Dr. Haluk Gürgen yenidünya anlayışını böyle açıklıyor.
Kurum ve kamuoyu arasındaki bu çift taraflı akışı ve buna bağlı iletişim stratejisini destekleyen ise PR faaliyetleridir. Marka konumlandırması, kurumsal kimliğin yaratılması ve desteklenmesi, eğitimler, sosyal sorumluluk projeleri, basın haberleri, etkinlikler, motivasyon çalışmaları bu faaliyetlerin ana başlıklarıdır.
Kurumsal iletişim departmanı ve PR ajansını iletişim ajansı arasındaki etkileşim nasıl olmalıdır? Ajansın kurumsal iletişime olan katkısını artırmak için neler yapılmalıdır?
Her şeyden önce iletişim departmanı ile ajans arasında çok iyi bir bilgi akışı olmalı. Anlaşma imzalandıktan sonra artık ajans ve müşteri ayrımının ortadan kalkması ve tam bir ekip mantığı ile çalışmaları gerekiyor. İletişim sektöründe çalışma sürelerinin net bir çizgisi yoktur. Bazen gece gündüz demeden çalışmak, üretmek gerekir.
Ajansı doğru bilgilerle donatmak ve çözüm, fikir üretebilmesi için uygun zemini hazırlamak gerekir. Bunu yapacak olan Kurumsal iletişim departmanıdır. Ajansın vizyonu ve deneyimi kadar müşterisini özümsemesi de çok önemlidir.
Kurumsal iletişim konusunda hizmet alınacak PR ajansını / iletişim ajansını seçerken nelere dikkat edilmelidir?
Tabi ki öncelikle deneyim çok önemli. Ancak deneyimden de önemlisi vizyon bence. Yenilikçi, takipçi, dünya ile entegre çalışma biçimi, yaşadıkları ortamı ve ihtiyaçları analiz edebilen ve vardığı sonuçları hayata geçirebilen bir ekiple çalışmalılar. Bir o kadar da heyecanlı ve birlikte çalıştıkları müşteriyi benimsiyor olmaları gerekir. Kurumlar birlikte çalışacaklar ajanslarla hayata aynı pencereden bakıyor olmalı.
Biz PrEkstra olarak bu konuda en az müşterilerimiz kadar hassas davranıyoruz. Açıkçası müşterinin bir PR ajansı seçerken gösterdiği hassasiyeti, biz de müşteriyi kabul ederken gösteriyoruz.
Durmadan anlatıyoruz ya iletişim çok önemli diye, aslında ilk adım burada başlıyor. Eğer birlikte çalışacağımız müşterimiz bizim kadar heyecan duymuyor ise, yeniliklere açık değil ise ve eleştiriye tahammülsüz ise birlikte çalışmayı tercih etmiyoruz. Çünkü bu bir ekip işidir ve her iki tarafında uyum, ahenk içinde çalışması gerekir. Yoksa yapılmak istenenler havada kalıyor. Dahası ciddi zaman ve maddi kayıplar oluşuyor.
Hazırlayan
Özlem Doğru Diler
PrEkstra
www.prekstra.net