UFUK TARHAN
Ufuk Tarhan kimdir?
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Ekonomi bölümü mezunuyum. Okul yıllarında çalışmaya başladım. Öğrenciliğim sırasında hem asistanlık, hem de görme engelli öğrenciler için okuyuculuk, cam üstüne resimler yapıp sattım, sergi açtım. 1982 yılından bugüne, su motoru, bilişim, telekomünikasyon, tarım ve hayvancılık, ilaç dağıtım gibi sektörlerde ve çeşitli şirketlerde üst düzey yönetici, genel müdür, başkan yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olarak çalıştım.
Halen M-GEN Gelecek Planlama Merkezi kurucu ortağı olarak çalışma yaşamıma girişimci olarak devam etmekte, çeşitli şirketlerde yönetim kurulu danışmanlığı yapmakta ve Fütüristler Derneği başkanlığı görevini yürütmekteyim.
Son zamanlarda sponsor görüşmeleri devam eden ve 2010’da yapılacak olan Fütüristler Zirvesi’ne Rahatsız Dahi Ray Kurzweil’i teleporter teknolojisi ile getirmeye hazırlanıyorum.
Başkanlığını yaptığınız Fütüristler Derneği ve derneğin faliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?
Fütüristler Derneği, 2005 Yılında Alphan Manas önderliğinde, sosyal yaşamın ve iş yaşamının gelecekte nasıl şekilleneceğine dair uzgörülerde bulunmak üzere multidisipliner çalışmalar yapmak ve kitlelerle bunun iletişimini kurmak üzere kurulmuştur.
Fütüristler Derneği, halen sosyal ve pozitif bilimler açısından tüm disiplinlerin ve teknolojinin insanlığı ne kadar ve nasıl etkileyeceği, nelerin değişeceği ve dönüşeceğiyle ilgili görüşleri paylaşmak; iş yaşamı ve sosyal hayatı iyileştirmeye yönelik yöntemler geliştirmek üzere olumlu gelecek tasarımı ve senaryolar kurgulamak üzere faaliyetlerde bulunmaktadır.
Kurucu üyeleri; Alphan Manas, Faruk Eczacıbaşı, Işık Biren, İbrahim Kavrakoğlu, İrfan Sayar, Jan Nahum, Oguz Manas, Rıfat Sağlam, Ufuk Emekli, Uğur Yüce ve Yurtsan Atakan’dır.
Dernek faaliyetlerini ve duyurularını www.futurizm.org üzerinden ve Facebook sayfalarından yürütmektedir.
Fütüristler Derneği’nin belli başlı projeleri;
· Fütüristler Zirvesi: Her yıl veya iki yılda bir yapılan en büyük organizasyonu. İlki 2008’de Jacque Fresco ile yapıldı. Tüm kayıt ve konuşmalar http://www.futuristlerzirvesi.com/2008/tr/ adresinden izlenebilir.
· Future Talks: Yılda 6-8 kez yapılan iki-üç saatlik somut konuların ele alındığı sohbet toplantıları. Future Talks’larda konularında uzman ve yeniliklere imza atmış başarılı, önder düşünce liderleri, geleceğe dair vizyonlarını, deneyimlerini, uzgörü ve önerilerini paylaşıyorlar. Örneğin şu andaki format “Geleceğin Meslekleri ve İş Modelleri’’. Konuşmacıları; Brightwell Holding Başkanı Alphan Manas ve Unilever Başkan Yardımcısı Cem Tarık Yüksel. 2009 yılında 3 tane yaptık, 2010’da en az 6 tane yapmayı planlıyoruz. http://www.futurizm.org/futurizm/index.php?option=com_content&task=blogsection&id=10&Itemid=63 / http://www.facebook.com/group.php?gid=209528804470&ref=ts
· Futurizm Okulu: Yedişerden 14 haftalık akademik program. Her Cumartesi üç saat ve sertifikalı olarak ilki 3 Ekim -14 Kasım arasında, Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. http://www.futurizm.org/futurizm/index.php?option=com_content&task=view&id=105&Itemid=67 / http://www.facebook.com/group.php?gid=209528804470&ref=ts#/group.php?gid=144861102816&ref=ts
· Futurist Shuffle; Fütüristlerin yılda bir kaç kez bir araya geldikleri, tanışıp, kaynaşıp, başarı hikayeleri, gelecek trendlerini ve fütürist iş fikirlerini paylaştıkları genel toplantı. Bu toplantılarda ayrıca tüm üyelere ve üye olmak isteyenlere dernek yönetimi genel rapor veriyor. İlki 21 Aralık 2009’da Microsoft ev sahipliğinde gerçekleşti. http://www.facebook.com/group.php?gid=209528804470&ref=ts#/event.php?eid=190438474130&ref=ss
· Future Tips: Her ay üyelere en az bir kez mailing yolu ile gönderilen, geleceğe dair raporlar, ipuçları.
· The Futurist: İki ayda bir kez yayınlanan, dünyanın ilk ve en prestijli Fütürist Dergisi. 2010 da Türkçe yayınlanacak. Sponsor görüşmeleri devam ediyor.
· Millenium Project-State of The Future (Gelecek Durum Endeksi) Millenium Project: Dünyanın çeşitli yerlerinden 2.500’den fazla uzman, akademisyen, fütürist, iş insanı, liderin katılımı ile sürdürülen bir çalışmadır. Birleşmiş Milletler tarafından desteklenmektedir. Türkiye uzantısı Fütüristler Derneği’dir. Grup her yıl “state of the future’’ araştırması yapar. Türkiye için de Gelecek Durum Endeksi yapmaya hazırlanıyoruz. Daha önce bir kez yaptık.
· Fütürist Senaryo Yarışması: 33 ülkede lise öğrencileri arasında uluslararası Millenium Projesi kapsamında dünyayı meşgul eden en önemli 15 konuda öğrenciler arası kompozisyon yarışmasıdır. 2009’da ilk kez Sezin Özel Okulu’nda yapıldı.
· 2010’da yine, Sezin Özel Okulu koordinasyonu ile diğer liselerin de katılımı ile Türkiye’yi Meksika’da temsil etmeye hazırlanıyoruz.
· Üniversite kulüpleri (Bahçeşehir, Yeditepe, Okan) ve lise kulübü (Özel Sezin Okulu)
· Ve 2010 da başlayacak, Türkiye’nin projesi olacak Tekno Kadın üzerinde çalışıyoruz.
Fütürist ve fütürizm kavramları nedir?
Fütürizm; Gelecek hakkındaki “oluşmuş bir gelecek vardır ve biz ona gider ya da onu tahmin ederiz’’ şeklindeki yaygın ve edilgen algıyı değiştirmeyi hedefleyen bakış açısıdır.
İnsanlık olarak eriştiğimiz bilgi ve teknolojiyi kullanarak muhtelif gelecekler oluşturulabileceğini kabul eder ve yaşamın tüm boyutları için alternatif senaryolar ile olumlu gelecek tasarımı yapılabileceğini benimser.
En kısa tanımı ile Fütürizm; “Olumlu Gelecek Tasarımı”dır.
Multidisipliner yaklaşımla, uzgörülü (uzak, uzmanlıkla, uzlaşmacı), yenilikçi, stratejik ve sürdürülebilir öneriler geliştirir.
Fütüristler; basit anlatımla, “gelecek senaryoları üzerine düşünen ve geleceğe dair uzgörülerde (uzgörü: uzak, uzman, uzlaşmacı) bulunan kişiler, gelecekçiler” olarak tanımlanıyor. Fütürist olmak için, özel eğitim almak gerekmiyor. Gelecek için bol bol senaryo yaratmak, hayaller kurmak, olumlu gelecek tasarımı yapmak Fütürist olmak için yetiyor.
Fütürist;
· Kendisi ve tüm insanlık için olumlu, ilerici, yenilikçi vizyon geliştiren,
· Kişi, kurum ve toplumların yararlı, etkin yol haritası oluşturmalarına yardımcı olan,
· İnsanlıktan sorumlu olduğunu bilen,
· Geleceğin seyircisi değil tasarımcısı olması gerektiğinin farkında olan,
· Çağdaşlık sözcüğünün bugünü yaşamakla sınırlı olmadığını gösteren ve davranışlarındabunu yansıtan,
· Geleceği uzgören,
· Dünyayı kendine, kendini dünyaya ait hisseden,
· Dünyanın örgütlenmesinde yer almak isteyen,
· Geniş kitleleri fütürizm yaklaşımı ile bu bilinç etrafında toplamanın önderlerinden olan bireydir.
Fütüristler; dünyada World Future Society (www.wfs.org), Türkiye’de de Tüm Fütüristler Derneği (www.futurizm.org) olarak örgütlenmişlerdir.
Ülkemizde fütürist düşüncelere yaklaşımı nasıl değerlendiriyorsunuz? Fütürist düşüncelerin ülkemizde yeşermesi için neler yapılması gerekir?
Ülkemizde fütürist düşünceler daha yeni yeni, faaliyetlerimizle ve yoğun iletişim çalışmalarımızla fark edilme aşamasında. Türkiye genel olarak fütürist bir ülke değil, pek olamamış da. Olsa idi genel durumumuz, sosyolojik, ekonomik, politik, psikolojik, ekolojik, teknolojik profilimizin yansıttığı profilden çok daha farklı olurdu. Fütürist olamayışımız, sahip olduğumuz potansiyel ve zengin kaynaklar göz önüne alındığında, bence en geri kalmış toplumlarından biri olmamızın temel sebebidir.
Her şeyi çok farklı yapabilirdik. Hala yapabiliriz. Hiçbir şey için geç değil. Hala daha akıllı ve iyi insanlar olmak, fütürist bakış açısı ve çabalarla ‘’daha iyi bir gelecek’’ oluşturma şansımız var. İleri seviyede fütürist Atatürk’ün gerçekleştirdiği fütürist atılımların üstüne yatarak bir 80 sene daha gitme ihtimalimiz yok. Aramızdan yeni fütüristler çıkarmalı, fütürist senaryolar kurgulamalı ve uygulamaları hızla hayata geçirmeliyiz.
Gelecek ezber şablon, söylem ve sloganlarla güzel gelmeyecek…
Daha akıllı ve iyi bir toplum olmayı becermeliyiz.
2010 yılında ön plana çıkacak yenilikler ve trendler ile ilgili neler söyleyebilirsiniz? Geleceğin yaşamımızı ne şekilde yönlendireceğini düşünüyorsunuz?
En belirgin, önemli trend: “mobilintertelemedya”.
Dört kelime ve aracın birleşmesinden türetilmiş, iş ve sosyal yaşamımıza baştan aşağı, her alanda sinecek, hepimize yön verip, dönüştürecek kelime.
· Mobilite: Her şeyi yer ve zaman bağımsız yapacağız
· İnternet: Girmediği alan, iş, durum kalmayacak
· Telekom: İnternetle, tüm sektör ve iş modelleriyle tamamen entegre olacak
· Medya: Yukarıdaki üç unsurla birleşip, iç içe geçecek.
Dikkat! Sıkı bir “mobilintertelemedya’’ kullanıcısı-üreticisi-tüketicisi olmayanlar (kişi veya kurum) “out’’ olacak. Hem de çok hızlı! Gelecek yıl bu röportajı, görüntülü sesli yapmamız ve yayınlamamız çok muhtemel.
Özet Trend: İnternet ekonomisinde, türeticiler, mobilintertelemedya ile ticat (ticari icat) yaparak, ticanetten (ticaret&internet) para kazanacaklar!
Diğer trendler;
· Tarım, sanayi, kurumsal alanlarda işsizlik artmaya devam edecek. Bunlara klasik yöntemler pansuman dahi yapamayacak.
· Ancak, hızla iş çeşitliliği, bireysel girişimcilik, kobi girişimciliği artacak. Yepyeni işler gelişecek, ekmek taştan değil, internetten, hizmet-servis işlerinden çıkacak. İnternet ekonomisinde, akıl işçileri, yaratıcı, tasarımcı 7/24, küresel işçiler çığ gibi çoğalacak.
· Servis sektörü, hizmet alanları çeşitlenip, çoğalacak.
· Herkes birbirine internet ya da doğrudan pazarlama ile bir hizmet, ürün satıp, bir hizmet ürün alacak. Herkes türetici (tüketici+üretici) haline gelecek.
İnternet üzerinden ve evden, kontratlı, proje bazlı, dönemsel, saatlik vb çalışanlar çok hızlı artacak.
· Ortak ofis kullanımı, proje paydaşlıkları gelişecek.
· “Sturbucks Cemaati’’ genişleyecek. Bu tür yerler aynı zamanda en popüler toplantı, çalışma mekanlarına dönüşecek.
· Dokunmatik, multi touch ekranlar, mouse ve klavyenin yerini hızla almaya başlayacak. İşaret parmağımız en önemli organımız olacak. Hayatımızı bu parmakla yaptığımız, pıt pıt ufak dokunuşlar yönetecek…
· Tüm bunları yaparken, “yaşartan ve yeşertenler’’ ön plana çıkacak.
Yaşartan derken; ne iş yaparsa yapsın, duygulara hitap edebilen, gözünden yaş gelinceye kadar güldürebilen ya da ağlatabilecek kadar duygulandıranlar kitlelerin gönlüne ve alım kararına ulaşacak.
Yeşerten derken; çevre, eğitim ve sağlık duyarlılığı ile mal-hizmet üretenler tercih edilecek. Duyarlılık ve ‘’bunun şimdi bana, çevreme, sağlığıma ne yararı var?’’ bilinci gelişecek.
· Şimdiye kadar çoluk-çocuk işi, geyik ortamı olarak bakılan sosyal medyanın gücünü, etkisini ve iş için kullanımını büyük firmalar, ağabeyler de keşfedecek. Sosyal medya 2010 da patlayacak! Herkes bu alana konsantre olacak, blogger olmayı öğrenmeye, kullanmaya başlayacak. Reklam, medya sektörü alt üst olup, kabuk & oyuncu değiştirecek.
· Bu güne kadar “internet başında dalga geçiyor’’ diye bakılan, sosyal medya kurdu “haylaz’’ genç şirket çalışanları birden gözde olacak Facebook, Twitter, Friendfeed, MSN’i anlatıp, öğreten kıymetli uzmanlara dönüşecekler. İş yerinde;
Facebook’u kapatanlar kafalarını duvara vuracaklar!
Youtube’u engelleyenler ise büyük ihtimalle cehennemde yanacak!
İyi ve derinlemesine uzmanlıkla, akıllı ve iyi yapılan her şeyin “iş’’ haline dönüşebileceği bir çağa giriyoruz. Yani bugün en saçma görünen şey bile akıllıca, iyi, yararlı çözümler üreterek yapılırsa “iş’’ olabilecek, para kazandırabilecek.
Sektörler değil, o sektörlerde “değişik, yararlı, akıllı kaynak kullanarak, ekonomik’’ çözümler üreten her şey parlayacak. Tam bir buluş ve pek çok ufak, yenilik patlaması yaşanacak. Eskisi gibi “göz alıcı büyük güneş’’ler değil, bir sürü pırıl pırıl parlayan “yıldızcıklar, yıldız yağmurları’’ göreceğiz.
Şu andaki sektörler devam edecek, ancak yukarıdaki trendlere göre baştan aşağı dönüşecek, evrim geçirecek. Bu dönüşümlerin hepsinin tetikleyicisi ve dönüştürücüsü; nano ve genetik olacak.
Gelecek on yılda en çok ve hızlı dönüşecek, öncü sektörleri ille de belirtmek gerekirse; sağlık, enerji, eğitim diyebiliriz.
Gelecekte başarı ve kazanmayı sağlayacak şeyler sektörlerin sağladığı avantajlar olmayacak. Aslında hiçbir zaman tam öyle değildi, ancak bu, yeniçağda daha çok fark ediliyor olacak. O da şu;
Bireyler, her şeyden önce onları parlatacak olanın sektör değil, bireyin o alana ve kendisine yüklediği anlam olduğunu fark etmiş olmalılar. Kişiler hangi alanda olursa olsun; çok iyi gözlemci, araştırmacı, öğrenen, paylaşan, yaratıcı, buluşçu, sürdürülebilir stratejik plan yapabilen, projeci ve uygulamacı olmalılar. Multidisipliner, uzlaşmacı, derinlemesine uzman ve vizyoner bakabilmeliler. Bildiklerini, akıl ve teknolojiyi kullanarak ne kadar anlamlandırabildiklerine odaklanmalılar. Artık teknoloji, bilgi çağında değil “anlam’’ çağında olduklarını çok net görmeliler. Alıcı da satıcı da artık daha akıllı, daha bilgili, algıları çok açık! Şimdi algı yönetmek o kadar kolay değil… Herhangi bir şeyin sahici, yararlı, yalın, basit, ucuz olup olmadığı hemen anlaşılabiliyor. Mış gibi yaparım, kazanırım devri kesin olarak bitti!
Bunun dışında kalan yegane alan; siyaset. Siyaset ve politika da değişim ne yazık ki daha vakit alacak gibi görünüyor.
Her alan ve sektör için; olmazsa olmazlar;
· Üst seviyede teknoloji, mobilintertelemedya algısı, kullanma bilgi ve yetkinliği,
· Mutlaka İngilizce
· Kendini, umutlarını, kaynaklarını yönetme becerisi.
Saçma sapan, eski ve geçerliliğini çoktan yitirmiş, yararsız bilgileri yükleyen kurslara, derslere para akıtmak yerine, herkes, her aile tüm kaynaklarını bu iki alanda eğitime, üçüncü alanda farkındalık ve beceri geliştirmeye tahsis etmeli.
Fütüristlerin üzerinde durduğu geleceğe ilişkin dünya ve Türkiye gündeminde neler var?
· Tüm dünyanın gündeminde ortak ve en öncelikli konu tartışmasız “işsizlik, istihdam’’ olacak.
· 2010’da “vizyoner, inanılmaz gelişmeler’’ olarak filmlerde gördüğümüz ürünlerin bir kısmı hızla hayatımıza girmeye başlayacak.
· Robotlara iyice alışacak, “bir an önce gelseler de şu işleri yapsalar’’ der hale geleceğiz.
· Uzaylılara kafayı takacağız. Bol bol “aramızdaki uzaylılar’’ tadında film izleyeceğiz.
· Nano ve genetik alandaki icatlarla ilgili her gün yepyeni bir şey duyacak, okuyacak, öğrenecek, ürün kullanır hale geleceğiz.
· Her alanda “hibrid’’ yaşayacak, hibrid ürünler, eskilerden yenilere geçişin ara modellerini kullanacağız.
· Arada-derede kalma ruh hali ile eskisinden daha çok bunalacak, karışacağız. Spiritüellliğe merak salarak rahatlamaya, sakinleşmeye, durulmaya çalışacağız.
· Krize ve trübülansa alışacak, duyarsızlaşacağız. İşsizlik ve parasızlık çaresizlik, katlanma ve omuz silkerek “elle gelen düğün bayram’’ toplulukları yaratacak.
· Bu geniş kitleler sosyal sorumluluk, filantropi kurumlarından, aile desteklerinden, paylaşma psikolojisi ile beslenecek.
· “Kadının çalıştığı, erkeğin işsiz olduğu” aileler çoğalacak.
· Kadınlar özellikle internet üzerinde sanal ticarete, mikro kredi kullanımına daha aktif ve atak girişecekler.
· Gençler yeniden politize olmaya başlayacaklar. Okullarda karmaşa artacak. 80 öncesine gidilmese de üniversitelerde son on yıldaki kadar sakin kampuslar olmayacak.
· “Amerika yönetir, Çin üretir’’ modelinin etkileri tüm dünyada daha çok hissedilmeye başlayacak.
· Afrika, Arap ülkeleri ve Rusya ile ticaret yapma hevesi, becerisi gelişecek.
· Türkiye;
o Büyük askeri satın alma bütçesi,
o Kalabalık-genç nüfusu, internete hızlı adaptasyonu dolayısı ile yeni ürünlerin ideal tüketicisi
o Ortadoğu-İslam dünyası arasındaki köprülük fonksiyonlarıyla
batı tarafından kontrollü sempati, destek, sırt sıvazlama ve güdülenmeye devam edecek.
“Düşlediğin Gelecek” kitabınız ve bu kitap çerçevesinde kişisel gelecek planlaması kavramı hakkında bilgi verebilir misiniz?
M-GEN ile “Kişisel Gelecek Planlaması’’ kavramını ve metodolojisini Türkiye’ye ilk kez getirirken kafamda şu vardı; “Aslında yaşam en önemli projemiz olduğu halde, en plansız programsız yaşadığımız, yaşamak zorunda kaldığımız, bırakıldığımız alan da burası! Otuz yaşından önce neredeyse hayatımızın bütün belirleyici tercihlerinizi yapmış oluyor, ondan sonra da bunun ceremesini çekiyor, patinajlarla ömür tüketiyoruz. Geleceğe resmen katılıyor ya da katlanıyoruz. Hele bizimki gibi baskıcı bir ülkede, insanların belirli amaçlara, yetkinliklere, isteklere göre seçim yapma olanak ve bilinci neredeyse hiç yok! Tersini yapabilenleri zaten başarı hikayeleri olarak izliyoruz. Buna dur demek lazım!’’
İşte böyle başladım ve yaşamın da tıpkı bir iş planı, projesi gibi kendimiz tarafından şekillendirilebileceğini anlatmaya başladım. Amerikalı Fütürist Dr. Verne Wheelwright ile partner olarak metodolojisinin yerelleştirme hakkını aldım. M-GEN’i kurdum. Şu anda çok hızla artan bir ilgi var. Açık eğitimler düzenlemeye başladık.
İnançsız olan ve “Hakikaten plan yapmak işe yarıyor mu?’’ diyenlere kendimi ve yaptıklarımı örnek gösteriyorum. Planlarım tıkır tıkır işliyor… Örneğin bu ropörtaj da onun bir adımı…
“Düşlediğin Gelecek”, üniversiteye hazırlanan ve kafası hayli karışık olan lise çağındaki milenyum gençliğine geleceklerini kontrol altına alarak planlamaları konusunda ipuçları veriyor.
“Düşlediğin Gelecek”, çok fazla uyarıcı, imkan ve sorun arasında kalan gençlerin ve ebeveynlerin, ne yapmalı, hangi yola gitmeli, hangisi doğru, vs. sorularına okuyucuyla birlikte cevap arıyor.
Yazar ve Oyuncu İclal Aydın’ın önsözüyle başlayan kitap, gençlerle yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri üzerine samimi bir dille sohbet ediyor; çeşitli yaşam hikâyelerinden örnekler sunuyor.
Kitap, “düşlemek ile planlamak” arasındaki farkı algılatmaya çalışıyor. İyi, akıllı bir plan ve başarılı bir hayat uygulaması için geçmişe bakarak kendi koşullarını daha iyi tanıyabileceklerini, belirledikleri vizyon ve misyona göre bir strateji oluşturabileceklerini, kişisel planlama yaparak bugünden geleceğe doğru adımlar atabileceklerini ve planlarını zaman içinde revize edebileceklerini anlatıyor.
Okumayı ve kullanmayı kolaylaştırmak için içeriği ve tasarımı psikolog, eğitimci, danışman ve yayımcılardan oluşan uzmanlarla geliştirilen kitap ayrıca, baskı öncesi okumasını yapan pek çok genç, yetişkin ve ebeveynin de katkılarını yansıtıyor. Kitap bu yüzden spiralli örneğin…
Hedef kitlesiyle etkileşimli bir ortamda iletişim kurmayı amaçlayan “Düşlediğin Gelecek”, genç okurların kendi fikirlerini yazabilecekleri boş alanlar ve dolgu maddelerinden, gereksiz uzatma ve açıklamalardan arındırılmış “saf içerik” sunuyor.
Pazarlama ve pazarlama iletişimi alanında çalışanların veya çalışmak isteyenlerin kişisel geleceklerini planlarken nasıl bir yol izlemelerini önerirsiniz?
Her şeyden önce beyinlerini resetlesinler! Bugüne kadar doğru, yanlış, güzel, çirkin, kazanır, kazanmaz, beğenilir, beğenmez vb diye bildikler her şeyi unutsunlar! Hepsi değişti. Değişiyor.
Yukarıda yer alan trendler ile ilgili cevaplarımda çok önemli ipuçları var. Bunları tam anlamı ile içlerine sindire sindire okusunlar. Hepsi “gelecekte başarı’’ için tartışma götürmeyecek gerçekler artık. Özellikle pazarlamacılar, teknolojiyi ve interneti çok ama çok iyi öğrenmeli, kullanmalı, algılamalılar. Mutlaka İngilizce bilmeliler. Sosyal medyanın geyik ya da anti-sosyal medya ortamı olmadığını, çok önemli iş ve kişisel iletişim aracı, başarıya köprü olduğunun farkına varmalılar.
Entergre iletişim gurularının entegre etmesi gereken alan artık sadece TV – Gazete - Dergi –Etkinlik - Sosyal Sorumluluk projeleri değil. Kişisel plan yaparken sadece pazarlama iletişimcileri değil, herkes bu yeni alanda nasıl var olacağını kurgulamalı. Amacına uygun, etkin, akıllı, farklı, stratejik kurgulanmış blogu olmayanın yeni dünyaya, internet ekonomisine giriş pasaportu yok demektir.
Son olarak herkes kendine şunu sorsun; “Bugün işsiz kalsam ne yaparım?’’ veya işsizse; “Kim bana niye para versin, benden ne alsın?’’.
Ülkemizdeki çoğu insan gelecek kaygısı yaşıyor, bu kaygıyı gerek iş hayatında gerekse de sosyal yaşamda yenmek için neler yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Bu kaygı yenilmez. Yenilemeyecek. Artık hep bizimle olacak. Çünkü yaşamakla bağdaştırdığımız para kazanma faaliyeti daha uzuuun yıllar “iş görerek’’ olacak. İşsizlik de artacak. O yüzden her şeyden önce bununla yaşamaya alışmalıyız.
Sonra; “birileri bir şeyler yapacak, her şey yine yoluna girecek’’ diye beklememeli, ummamalı, kişisel olarak internet ekonomisinden nasıl, ne yaparak para kazanmaya devam edebileceğimizi bulmaya çalışmalıyız. Kesinlikle daha çalışkan, akıllı, iyi, olumlu ve disiplinli olmak zorundayız. Ne yazık ki çoğumuz böyle değiliz. Mış gibi yapıyor, en başta kendimizi kandırıp, samimiyetsiz bir tutumu her alanda yansıtıyoruz.
Bize biraz da kurucusu olduğunuz M-GEN Gelecek Planlama Merkezi hakkında bilgi verir misiniz?
"2006 yılında kurulmuştur. Millennium Generation" ifadesinden türetilmiş bir kısaltmadır. "Milenyum" çağının ve sonrasının bireylerini, kurumlarını tanımlar.
The Venus Project, Jacque Fresco, Roxanne Meadows, Dr. Verne Wheelwright’ın metot ve eserlerinin Türkiye’deki tek temsilcisidir.
M-GEN, Türkiye’nin ilk fütürist şirketi, Kişisel - Kurumsal Gelişim - Gelecek Planlama tasarım ve danışmanlığı yapan ilk kurumdur. Bahçeşehir Üniversitesi ile Türkiye’deki ilk Fütüristler Zirvesi’ni; İlk Fütürizm Okulu’nu ve 21. Yüzyılın Eğitim Modeli olarak tanımlanan CO-OP Projesini gerçekleştirmiştir.
M-GEN’de her şeyin insanca yaşamaya katkı vermesine özen gösterilir…
Bir fütürist olarak beslendiğiniz kaynaklar neler? Kendinizi nasıl yeniliyorsunuz?
Aklım, geleceğe dair her türlü bilgi, teknoloji ve bunları entegre edip, anlamlandırmama, geliştirmeme yarayan Internet, insanlar, çevre gözlemi, çok okumak, araştırmak, bolca yazmak.
Bunlardan besleniyorum ve şu sözü çok seviyorum;
“İnsan bir gemi, fikri yelkeni, aklı dümeni, kullan gemini, göreyim seni.’’ - Ord. Prof. Dr. Salih Murat Uzdilek
“Bilge, bilge, fütürist’’ başlıklı yazımda kendi düşüncemi paylaştım - http://www.m-gen.biz/detay.asp?id=563&konu=Bilgi,%20bilge,%20f%FCt%FCrist
Son olarak eklemek istediğiniz bir konu var mı?
Bu değerli fırsat için teşekkür ederim. Gelecek Güzel Gelecek…
Teşekkürler…